Güverte zabiti mi Makine zabiti mi Denizci 2019

 “Bölüm seçimi” Güverte’mi? Makina mı?

Denizcilik okumak istiyorum fakat hangi bölümü seçmem gerektiği konusunda kararsızım ? Aslında çoğu denizci adayı kardeşlerim bölüm seçimini pek önemsememekte ve kaptan olma hayali ile sınavlara girip güverte bölümünü tercih etmekte, ben de öyle yapmıştım 🙂 Bunu asla yadırgamıyor ve de eleştirmiyorum, sonuçta hangi filmde makinacıları, baş mühendisi ön plana koydular ki? Kaptan denilince aklımıza ilk gelen titanik filmi ve kaptanın kendisini köprüstüne gemi battığı esnada kapattığı sahne, Neyse sonuç olarak ağırlıklı olarak güverte bölümü hedefleniyor, hiç bir araştırma yapmadan, sorgulamadan sadece medyadan görüldüğü şekilde ve sağdan soldan duyulan kaptanların maaşlarının doygunluğuyla !

Peki ya ufak bir araştırma yapmaya kalksanız neler değişirdi işte bu yazının içeriğinde biraz bundan bahsedeceğim. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, kaptanların o kadar çok para kazanmalarının bir sebebi var, bunun sebebini sorgulamadan işe atlamak demek daha sonra geri dönülemez ve belki de ömür boyu pişman olacağınız bir meslek dalının içinde benliğinizi kaybetmek demek, Bir mühendis olsaydınız karada ki farklı sektörlerde branşınıza ait bölümlerde görev alabilirdiniz, bilgisayar vb eğitimler almış, yada grafik ve çeşitli tasarım yeterlilikleri almış olsaydınız yine aynı şekilde, ama kaptanlığı seçtiğinizde sektör değiştiremezsiniz, yolunuz bellidir o yol dışına çıkmak için yeniden sil baştan eğitim öğretim hayatı sürecine dönmek zorundasınız. Peki nedir kaptanlara bu kadar para vermelerinin sebepleri?

1- Sorumluluk – spider man’e amcasının söylediği gibi büyük güç büyük sorumluluk gerektirir, gemide kaptanın gücü ve otoritesi sorgulanmaz ne kadar kötü de olsa ağa da odur padişah da, ya itaat eder ya da çeker gidersini her durumda kaybedecek olan sizsiniz, işte böyle bir güçten bahsediyoruz. Kaptanın bu güce sahip olmasını sağlayan şey ise bir yeterlilikten çok daha öte, mesleki bilgi ve tecrübe, gemide ki diğer herkesin sorununa çözüm üretebilecek gerek psikolojik gerek medikal gerek mesleki her türlü konuda tam donanımlı olmalıdır kaptanı google gibi düşünün, sorduğunuz her şeye cevap alabileceğiniz tek kişi, İşte kaptanı kaptan yapan en önemli şey bilgi birikimi ve tecrübesidir, gücünü buradan alır. Gemi sahipleri de bu bilgi birikimine güvendikleri kişilere gemilerini idare etme hakkını verirler, Gemi dediğimiz şey milyon dolarlık yüzer metal yığınlarıdır, üstüne bir de gider binlerce hatta milyon dolarlık yükler de buna eklenir, ve siz kaptan olarak tüm bu milyon dolarlık malın emniyetini sağlamakla sorumlu tutulursunuz, başınıza gelebilecek olası durumlar, korsan tehdidi, Açık deniz fırtınaları, Limanlarda ki dolandırıcılar, herhangi bir savaş durumu, diğer gemilerle çatışma riski, personel ayaklanması ve daha pek çok şey sayabiliriz, bazıları belki meslek hayatı boyunca bir kaptanın karşısına hiç çıkmayabilir ama çatışma riski, korsan tehdidi ve doğa olayları gün aşırı yüksek potansiyele sahip risklerdir, Doğaya karşı insan yapımı bir vasıtanın içerisindesiniz batmaz diye bir şey yok öyle bir fırtınaya yakalanırsınız ki çıkışınız olmayabilir, unutmayın koskoca okyanusda 1000metrelik gemide dahi olsanız o okyanusun ortasında bir noktadan öte değilsiniz.

2- Tecrübe –  Gemi üzerinde her bir geçirilen ay karada geçirilmiş 2-3 aya eşittir benim gözümde, 6 ay çalıştığınız zaman sanki 6 yıl çalışmış gibi hissedersiniz öyle günler gelir ki bir gün içersinde yaşlandığınızı hissedersiniz, yorucu ve fırtınalı bir seyirin sonunda ulaştığınız limanda, o ülkenin yetkilileriyle karşı karşıya gelirsiniz, yükün yasal ve eksiksiz bir şekilde teslim alınmasını sağlamaya çalışırsınız fakat karşınızda ki ülke yetkililerinin gerçek niyetlerini nasıl insan olduklarını asla bilemezsiniz, yükün başına gelebilecek en ufak şeyden yük gemiden limana indirilip diğer vasıtalar ile alıcıya ulaşana kadar siz sorumlusunuz ve bu kısacık transfer sürecinde neler olabileceğini asla tahmin edemezsiniz, işte kaptan tecrübesinin büyük bir kısmını burada limanlarda kullanır, liman yetkililerini memnun tuttuğu kadar kendi onurunu da kırdırmadan dengeli bir şekilde diyalog kurar, akılsızca söyleyeceğiniz sözler işin aksamasına yol açabilir, tecrübesizliğinizi farkeden liman yetkilileri sizi her açıdan sömürmeye çalışabilir, Limanlar konusu aslında ap ayrı bir blog konusu o yüzden burada fazla detaya girmeden kesicem. Diğer yandan gemide alınacak her türlü karardan kaptan sorumlu olacağı için bu kararları verecek tecrübeye ve iradeye de sahip olmalıdır, personelin soracağı kişi kaptan, liman yetkililerinin soracağı kişi kaptan, şirketin soracağı kişi de kaptan, kaptanın sorabileceği kimsesi olmayacak işte burada tecrübesi devreye girer ve alınabilecek en doğru kararı alır, alamazsa şirkete para zaman ve itibarsızlık olarak yansıyacaktır. SEyirde gereken tecrübesi ise en önemli konudur, singapura bir gün gideceksiniz ve göreceksiniz dünyanın en yoğu gemi trafiğinin olduğu bölgelerden biri sınırlı genişlikte ki bir boğazdan onlarca gemi aynı anda karşılıklı geçişmeye çalışıyor, kaptan olarak burada yapacağınız en ufak hata binlerce dolarlık masraf demektir. hatta ve hatta can kaybına bile yol açmanız muhtemeldir. gidip de bir tankerle çatıştığınızda yaratacağınız çevre kirliliğini ve olası yangın riskini siz düşünün ve inanın bu gemiler araba gibi değil, o doğru kararı verirken, o doğru komutları vermek için kaptanlarımın ne terler döktüklerine şahit oldum, uzaktan tüm bunlar basit geliyor, 3-5 metrelik teknelerde büyümüş genç arkadaşlar ne var ki diyor ama öyle değil, doğa değişkendir, ve kaptan tecrübesiyle o değişkenleri her zaman hesaplayıp vereceği komuta ona göre karar vermelidir.

Kaptanlık mı Gemi Makine mi ?

3- Personel idaresi –  gemiye gittiğiniz zaman göreceksiniz, nasıl adamların gemilere gönderildiğini, bir kere büyük çoğunluğu yüzme bilmiyor olacak, kimileri okuma yazmayı yeni öğrenmiş olacak, kimileri hayatında deniz görmemiş olacak, kimisi eski uyuşturucu bağımlısı olacak, kimisi kan davasından kaçıyor olacak, sağcısı solcusu, kürdü, pkklısı, dindarı, dinsizi hepsi bu açık deniz cezaevinde buluşacak, işte bu insanlar arasında ki ilişkileri yakından takip ederek gemide her daim düzeni sağlayacak olan kaptandır. İki kişi birbirini şikayetle karşınıza çıktığında vereceğiniz en ufak yanlış karar gemi içi ayaklanmaya, işlerin yavaşlanmasına, can ve mal kaybına yol açabilir, Bu yüzden gemilerde insanlar olabildiğince meşgul tutulur ki birbirlerine sataşacak fırsat bulamasınlar ama her zaman oluyor ve olacaktırda. Eğer kaptan olarak gereken otoriteyi personel üzerinde kuramaz size saygı duymalarını sağlayamazsanız işiniz bitti demektir, o gemide kaptanlık yapmanız mümkün değil. Kavga gürültü kaba kuvvetle işini çözmeye çalışan otorite kurmaya çalışan kaptanlara çok şahit oldum sonları hiç parlak olmadı ne yazık ki.

bu 3 ana konu bir kaptan için değişmezdir, daha gündelik yaşantınızda sorumsuz bir insansanız kaptanlığa sakın ola bulaşmayın çünkü sizin için sonu hüsran olacaktır., Tecrübe bir şekilde kazanılır ama ana dilini gibi ingilizce konuşabilmek zorundasınız! Eğer öğrenmeye üşeniyorsanız altınızda çalışacak olan personele muhtaç olmayı kabul ediyorsunuz demektir. Personel idaresi konusuna gelince kimi zaman gelecek babanız dedeniz yaşında ki adamlara komuta edeceksiniz, eğer bu otoriteyi kuracak iradeniz duruşunuz özgüveniniz yok ise yine kaptanlıktan uzak durmanız gerekiyor.

Şimdi gelelim asıl konuya kaptanın neden bu kadar fazla maaş aldığını artık öğrendiniz, tabi bu saydıklarımın arasında kaptanın aylarca ailesinden mahrum kaldığını söylemiyorum bile, çocuğunuz olsa öyle bir iki gün izin alır giderim gibi bir durum söz konusu olmayacak, okyanusun ortasında nereye gidiyorsunuz? gemide düşüp sakatlansanız yakınınızda bir doktor olmayacak doktor sizsiniz gemide, ailenizden birileri vefat etse belki ruhunuz bile duymayacak üzülmeyesiniz diye döndüğünüzde haber verecekler, bir nevi kendinizi çalıştığınız firmaya 6 aylığına kiralıyor olacaksınız bütün yaşantınızdan fedakarlık edip gidip belli bir ücret karşılığında birilerini zengin ediyorsunuz. Neyse Konu hakkında o kadar doluyum ki yine başlığın içeriğinden uzaklaştım.

Azıcık bölüm seçme aşamasında araştırdıysanız gemide 4 pozisyon da çalışabilirsiniz, güverteci olarak eğitim alır stajyerlikten başlar zabitlikten kaptanlığa ulaşan yolda adım adım ilerlersiniz ki bu 10 yıllarınızı alacak bir süreç, ikincisi makinacı olmak aynı şekilde stajyerlikten başlar mühendis olarak adım adım baş mühendisliğe ilerlersiniz maaşlar güverte ile aynıdır. üçüncü seçenek elektrik zabiti olmak ki bunun için illa denizcilik okumanıza gerek yok son olarak da aşçı ya da kamarot olmak. Herhangi bir vasfınız yok ise kurslar aracılığı ile güverte personeli ya da makina personeli olarak da gemiye çıkabilirsiniz. Ben burada makina ve güverte bölümünde lisans yapmak isteyen arkadaşlar için değerlendirme de bulunucam, diğer bölümler için bir talep olursa o konuda da bir yazı yazarım.

Şimdi bölüm seçme aşamanıza geldiniz kaptanlık sıcak geliyor falan ama bir de mühendislik var ki avantajları bana göre kaptanlığa oranla daha fazla,

Güverteci olursa sizi neler bekliyor avantajları dezavantajları neler bir bakalım,

1- Her limanda bir sevgili ? Öyle bir şey yok artık o eskidenmiş, Limanlarda bırakın sevgili yapmayı çoğu zaman şehirden alakasız tamamen iş makinalarıyla dolu en yakın merkeze kilometrelerce uzakta liman bölgelerinde yük operasyonları yapacaksınız, ister 4. kaptan olun ister gemi kaptanı şehrin göbeğinede yanaşsanız, ne limana çıkacak boş vaktiniz olacak ne de enerjiniz, zaten gelişen teknolojiyle birlikte artık limanlarda kalış süresi oldukça kısaldı, 300 metrelik gemileri 18 saatte yükleyip boşaltabiliyorlar artık, Ama diyelim gemi limanda bir hafta kalacak iyi de bir liman şehir merkezi yakın gayet falan ( 6 aylık kontratınız boyunca bir belki iki kez böyle bir fırsat çıkar karşınıza, ) Bir kere kaptan olarak sizin asıl görev yeriniz zaten limanlar olacak, sürekli gelen giden olacak denetlemeler olacak derken bir bakmışsınız 3 gün boyunca zaten limana falan çıkamamışsınız, kalan iki günde de bir kaç saatliğine çıkarsanız çıkarsınız ondada aklınız gemide olur zaten çıktığınızdan hiç bir şey anlayamazsınız, yani sevgili yapmakmış falan hikaye, 2. kaptan olduğunuzda ise dışarı çıkma olasılığınız zaten hiç yok, yük operasyonundan sorumlu zabit sizsiniz ne de olsa, yükleme tahliye esnasında devamlı aktif olacaksınız, balast operasyonları yapacak liman amirleriyle koordineli çalışacaksınız. Yani Kısacası Güverteci olursanız limanlarda çıkarım gezerim dünyayı dolaşırım hayalleri kurmayın.

2- Seyirde, günlük vardiyalarınız haricinde çalışacaksınız, Limana yanaşırken kalkarken vardiyanız isterse bitmiş olsun göreve devam etmek zorundasınız gemi yanaşması dediğimiz şey saatler süren bir operasyon kimi limanlar varki saatlerce kanal seyri yaparsınız tüm bunlar olduğunda ayaktasınız, limana yanaştıktan sonra da anında operasyon başlar ve vardiyaya girersiniz, ve bir 6 saat de o şekilde vardiya tutarsınız bir bakmışsınız uykusuzluğunuz 24 saati bulmuş hatta geçmiş bile, tam vardiyanız bitti yattınız, bir telefon gelir denetleme için gemiye gelmişlerdir kalkıp saatlerce denetleme süresince adamların peşinde koşturursunuz, ve bir bakmışsınız diğer vardiyanız gelmiş, kamaraya girdiğinizde uykusuzluğunuz 30 saati aşmış olur, Güverteci olarak genel olarak liman operasyonları bu şekilde olacaktır.

3- Seyirde sürekli gözünüz ufukta kulağınız radyoda olacak, bir yandan da gemide her hangi bir sorun olmadığını (yangın vs) takip etmek zorundasınız, 4 saatlik seyir vardiyalarınız okyanus geçerken çok yoğun olmasa da karaya yakın bölgelerde artan trafikle oldukça yorucu olacaktır.

4- Demirde yine köprüstünde oturup geminin tarayıp taramadığını takip edecek, telsiz dinleyecek ve personel kıç üstünde parti yaparken siz yarım saatliğine diğer zabitlerden biri yerinize gelmeden bulunduğunuz bölgeyi terk edemeyeceksiniz,

5- Siz çılgınlar gibi çalışır uykusuz günler geçirirken insanlar sizi her limanda sevgili yapan dünyayı gezen biri olarak tanıyacak…
6- Karada iş imkanınız yok denecek kadar azdır.

Peki ne avantajı var?

– Toplum içerisinde kaptanım dediğinizde karşılaşacağınız ilk tepki ooo olacak hani egonuzu tatmin edebilirsiniz, statü sahibi olursunuz, çok yüksek mevkiilerde ki iş adamlarıyla karşılıklı konuşacak bilgi birikiminiz ve kültür seviyeniz olur olmasa bile sorun değil kaptan olduğunuz için pek önemsemezler.
– Maaşı tatmin edicidir.
– Seyirdeyken gün doğumu ve gün batımı çok fantastik sahnelere şahit olabilir kahve ve sigara eşliğinde manzarayı izleyebilirsiniz.

Peki ya Makina?

1- Öncelikle güverte kadar sorumluluğunuz yoktur yani hiç bir baş mühendisin kaptan kadar sorumluluğu yoktur, günümüzde baş mühendisler ve adayları her ne kadar inkar etselerde, yakıt alımı sırasında eğer yakıt taşar da denize ulaşırsa baş mühendisden önce kaptanı sorguya çeker hapse atarlar. O yüzden sorumluluğu nispeten daha azdır.

2- Seyirde eğer otomasyonlu bir gemide çalışıyorsanız 8-5 çalışırsınız akşam 5ten sonra olurda makina da size ihtiyaç olursa geminin her yerinde gözünüzün önünde olan bi kontrol panelinden uyarı alır ona göre makinaya inersiniz. Ama genelde böyle bir durum olmaz ve güverteci aynı maaşı aldığınız arkadaşlar vardiya tutarken siz kamaranızda keyif yapıyor olursunuz

3- Limanlarda eğer makina da herhangi bir major çalışma yapılmayacaksa ve denetlemede yoksa yine 8-5 çalışır akşam 5ten sonra istediğiniz yere gider sabah 8e kadar gelmezsiniz, Güverteci arkadaştan siparişlerini almayı unutmayın garibim malum çıkamıyor vardiyadan dolayı

4- Tüm bu eşitsizliğe ve rahatlığa rağmen güverteyle aynı maaşı alırsınız.
5- Karada iş imkanı oldukça fazladır, sonuçta makina mühendisisi olarak yeterliliğiniz var, ve karada bu alanda ki her iş yerine rahatlıkla girebilir şirketlerde enspektörlük yapabilirsiniz.

Peki dezavantajlar?
-Seyir de makinanın içinde tüm o makina gürültüsü ve sıcağıyla başbaşa olursunuz tabiki vardiya saatleriniz dahilinde
– Major bir arıza olursa gemi hareket edene kadar uykusuz çalışırsınız ama bu çok nadir olan bir durumdur.
– Seyredecek bir manzaranız yoktur.
– Eliniz yağdan kirden eksik kalmaz hiç bir zaman.

Evet Genel olarak her iki bölümünde avantaj ve dezavantajlarını objektif bir biçimde yazmaya çalıştım, bugün kü aklım olsa makinacı olur gemilerde paraya para demezdim ama yaptım bir hata bende sizin gibi kaptanlığa beyaz üniformaya yenik düştüm ve şuan mesleğimi yapmıyorum 1 yıl sonra güçlükle zorla girdiğim bir şirkette nispeten gemilerle alakalı başka bir iş yapıyorum.
Bugün ki aklım olsa aslında hiç denizciliğe bulaşmazdım keşke bu satırları benden önce biri yazmış olsaydı ve okuyup kaale alıp bende diğer insanlar gibi grafik tasarım elektrik elektronik vs okuyup keyfime baksaydım… Yemişim parasını! Umarım bu yazdıklarım kulağınıza küpe olur ve hala daha bu yazılanları kaale almayıp gemiye gider de pişman olursanız sakın kimseye ya da kendinize kızmayın çünkü durum maalesef bu. Hatta yazdıklarımdan çok daha kötü çünkü psikolojik etkilerini anlatmak mümkün değil ancak yaşanarak görebileceğiniz şeylerde var. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim başarılar diliyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.